Atatürk'e Mektup (4)

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu,Türk Ulusunu karanlık geleceğinden aydınlıklara çıkaran ve üstün insani mezietleriyle, bizi bu gün hristiyan çocukları olarak doğmaktan kurtaran ulu önderim Atatürk...
Bu mektubu size yazıyorum.
Yazmak ihtiyacındayım .Çünkü beni, bizi, ancak siz anlarsınız.
Bu mektup; sizin aydınlattığınız yoldan yürüyen ve sonsuza dek yürüyecek olan güvendiginiz vatan evlatlarının mektubudur.

Size minnettarız. Bunun o kadar çok sebebi var ki, saymakla bitmez.
Sizin deha seviyesindeki beyin gücünüz, bir çok dünya devletine örnek olmuşken, aydınlığınızın modası geçmiş olduğunu düşünen,sizin fikirlerinizi çağdışı ideoloji ve doktrinler olarak gören ve göstermek isteyen insanlar çıktı aramızdan.
Bu insanlar , sizin ebedi aleme geçişinizden sonraki yıllarda, ürkütmeden, şirin gözükerek, göz boyayarak, oyalayarak, her şekilde siyasi, dini, etnik unsurları kullanarak, temelini kurup bina ettiginiz Laik Türkiye Cumhuriyeti Devletini içten içe kemirmeye başladılar.
Bu gün öfke, endişe, ikaz ve itirazlarımıza, köhnemiş milliyetçilik , bu vatan ve bayraktan ödün verilmeyeceğini haykıran hepimize, gayrı demokratik etiketi yapıştırıldı.

Biz bunlardan ürkenler değiliz Atam.
Bizler; edep ,ahlak , gelenek ve göreneklerimizle Türk Milletiyiz. Askeriz, şehidiz, gaziyiz.
Bu gün gözümüzün bebeği olan Türk Ordusuna dil uzatılıyor. O büyük askeri dehan ile , harp stratejinle parmak ısırtan, kazandığın ve milletçe kazandığımız Kurtuluş Savaşımıza iftiralar atılıyor. Soykırımlarla suçlanıyor ve kabule zorlanıyoruz.
Bu gün, sana ve devrimlerine iftiralar atmak, bazı kesimlere prim yaptırıyor.
Genç beyinler yıkanarak, çağdışı kılıklara büründürülmek isteniyor. Bunun ismine de insan hakları ve demokrasi deniyor.
Birlikte düşmana karşı durduğumuz kürt kökenli vatandaşlarımız, ellerine en donanımlı silahlar verilerek, Türk Milletine , Türk Ordusuna kin ve ölüm kusturuluyor.
Sizin muhteşem zaferinizin karşısında eriyen Avrupa ve digerleri , şimdi o mağlubiyetin acısını
çıkarmak istiyorlar.
O zaman yapamadıklarını şimdi iğrenç Bizans entrikalarıyla, içimizden bazılarını alet ederek, bizi kapılarında "bizi aranıza alın" diyerek yalvarıyor hale getiriyorlar.Bu yalvarmalara dayatma olarak,
her türlü emellerine zemin buluyorlar.

Sevgili Gazi'miz. Sevgili Mustafa Kemal'imiz, Atatürk'ümüz...
Biz senin o çakmak çakmak gözlerinden yayılan , bizi ışıtan ve ısıtan ateşle, hepsinin üstesinden geleceğiz. Bu yolda ölmek var, dönmek yok hiç birimize.
Ne sizin ruhunuzu, ne o cennet mekan şehitlerimizin ruhunu azapta bırakmayacağız.
Buna andımız var.
Size bu mübarek görevi ve başarıyı nasip eden Yüce Allah da şahittir ki, biz ne Avrupaya ne Amerikaya uşaklık yapmıyacağız.
Medeniyet ve demokrasi adı altında, insan hakları diyerek, parçalamaya uğraştıkları bu Cumhuriyet, bu vatan ve aziz bayrak, kanımızın son damlasına kadar, aklımızın bedenimizin son hücresine kadar korunacak ve kıyamete dek yaşatılacaktır.

Ebedi hayatınızda, sonsuz dualarımız ve şükranlarımız sizinle Atam...

0 yorum:

Yorum Gönder